Artık yazmıyorum!

Umudum kal….

Advertisements

Bugün pazar ve ben seni çok özledim..

Yağmur da var
Çok sevdiğim rüzgar da
Bugün Pazar
Daha uyanmadı komşular
Damların üzerinde kuşlar
Daha rahatlar
Radyolarda eski şarkılar çalıyorlar bu saatlerde
Gönül penceresinden ansızın bakıp geçenlere doğru
Yağmur da var
Çok sevdiğim rüzgar da
Daha uyanmadı komşular
Bugün Pazar
Ve ben seni çok özledim
Dışan çıkmak istiyor canım
Tek başına haytalık etmek
Islanmak Pazar sabahında yağmurda
Boş caddelerde dolaşmak
Vitrinlerine bakmak mağazaların
Sinemaların afişlerine
Sokakların isimlerine
Telefon kulübelerinde uyuyan çocuklara
Bir merhaba demek sessizce
Sahilde martılara simit atmak
Otobüslerin ilk seferlerine binmek
Gitmek istiyor canım
Hayatın gittiği yere…
Islık çalıp şarkılar uydurmak kendi kendine
Fırından taze ekmek alıp
Buğusunu çekmek içine
Ve ben seni çok özledim
Tam böyle bir şey
Çiçeğe su yürümesi
Bebeğin ağlaması
Toprağın uyanması
Yağmurun yağması
Ateşin sıcağı
Bu Pazar sabahı
Tam böyle bir şey
Bir sabahçı kahvesine uğramak
Bir bardak çay
Taze dem kokusu
Hayatın atardamarlarında dolaşmak
Bölmeden şehrin uykusunu
Bir siir yazmak
Pazar bulmacasının boş karelerine
Şiirde tam da bunu anlatmak delice
Tam böyle bir şey
Hesapsız gölgesiz bedelsiz kimsesiz
Bir şiir yazmak
Bir bardak çay içmek
Sokaklarda gezmek
Yağmurda ıslanmak
Ve ben seni çok özledim!.

Aslında Annem Hep Haklıymış!

Annem hep haklıymış. Hep seni anlatırmış çocukluğumdan bu yana. Hep seninle başlarmış masallara bir varmış bir yokmuş diye. Tıpkı sen gibi! Bir vardın bir yoktun ya hani. Ne varlığın belliydi ne de yokluğun gibi.

Zaten sadece masallar mutlu sonla bitiyor bu dünya da. Bence zaten mutlu son diye birşey yok aslında. Mutlu olsalardı son bulmazlardı..

Ya dokunsaydım?

Özledim teninin kokusunu özledim
Özledim sımsıcak nefesini özledim
Özledim sohbetini o sesini özledim

Diyor birisi.

Ben teninin kokusunu bilmedim, Sımsıcak nefesini bilmedim ve ne sesini ne de gülüşünü bildim. Ama bende ÖZLEDIM!

Ben dokunamadığım o kadını sevdim. Ya bide ona dokunsaydım? Ya bide kokusunu alsaydım? Ya bide gülüşünü görseydim. Et ile tırnak olurdum. Dikene sarılmış pamuk olurdum. Ölürdüm heralde..

Bak kardeş olmaz bu iş..

Bak çocuk eğer ki bir kadın bir şeyi yapma diyorsa Yapma! Sevme diyorsa sevme! Bir bildiği vardır yoksa demez. Herşeyi öğrenmek zorunda değilsin. Herşeyi ögrendiğin zaman daha mutlu olmuycaksın. Ona daha çok yardımcı olamıycaksın. Olamıycaksın diyorum çünkü o sebebi öğrendiğin zaman dilin susucak. Bağırmak çağırmak küfretmek istiyceksin ama konuşamıycaksın. Neden diye sorucaksın. Boşver sorma. Çünkü bir kadının yapma dediğini yapmış onun içinde sır gibi sakladığı yarasını deşmişsin.

Bu saatten sonra kelimeler kifayetsiz hükümsüz kalıcak. En güzeli benim yaptığımı yapmadan siktir olup gitmektir. Sorgularını kendine yaparsın bu saatten sonra. Karanlık bir oda da ışıklar kapalı bir şekilde karanlığa gömülürsün.

Bir kadın sevme diyorsa bir sebebi vardır. Sana herkesin dedigi gibi diyorum kardeşim sevme. Kırıcaklar dökecekler seni. Sana sarıla sarıla çürüsün kollarım diyceksin. Ona sarılamadan uzaktan uzağa eriyceksin.

Ilk başta anlamıycaksın belki herşey normal gelicek. Yine ondan mesaj bekliyceksin tabi ama günlerin normal geçicek. Sonra sonra derin bir yasa mâteme sarıcaksın. Belki ağlıycaksın bile ama kimse senin göz yaşlarını görmüycek. Kimse acını paylaşmıycak hakaret eder gibi unutursun diycekler.

Sevme diyorum çocuk çünkü severken ona sormuycaksın. Sormuycaksın çünkü o kadar iyi ilerliyorsunuz ki aklınıza bile gelmiycek bu ihtimal. Sevme diyorum çünkü gönlünde belki unutamadığı biri vardır. Belki sorsan bile söylemez çünkü oda senin ileride yapacagın gibi unutmaya çalışıyordur. Belki diyordur yarama merhem olur konuşursam belki unuturum belki içimden atarım.

Ama o unutamıycak sen ise günden güne bağlanıcaksın onun gönlündeki kıymetten habersiz.

Baya ilerlediğinizde, sanki kırkyıllık bi ahbap gibi olduğunuzda sen daha fazlasını istiyceksin.

İşte bunu Asla Yapma Çocuk!!

Çünkü burası dananın kuyrugunun kopacağı yerdir.. Eger ki daha fazlasını istediğini bu dostluğu birlikteliğe taşımak istediğini söylersen. Söylemeyi geçiyorum imâ dahî edersen geri dönüşü olmayan yola girmişsiniz demektir..Artık ayrılıga hazırlanmanın vaktidir. Çünkü bu saatten sonra değer yüklemen bitmiştir! Bu saatten sonraki kıza yüklediğin her deger seni kızın gözünde degersizleştirecektir! Ve bu saatten sonra kız sana senin bilmediğinden haber vericektir.

Bir yıkılışdan. Üzerine hayaller döktüğün şehirler kurduğun ütopyanı başına yıkmaya geliyordur melek sandığın kelimeler zebani olarak..

Oysaki sen kendini herşeye hazırladım sanırsın. Dersin ki kendine hazırım ulan. Korkmuyorum

Sevince Sevilmemekten korkmuyorum

Reddedilmek terkedilmek koymuyo bana

Nişan sayıyorum koca gönlüme

Delikanlıyım lan diycem, söyledim reddedildim helal

Helal olsun bana diycem. Dersin..

Ve hiç beklemediğin yerden vurulursun. Sana derki; UNUTAMADIĞIM BİRİ VAR..

Seni üzmemek için derki evet gerçektende güzel seversin. Evet gerçektende güzel severdin. Buradan sonra daha fazla uzakmamak gerektir. Ayrılık çanları çalar.

Gitmek istemezsen sen kaşınmış olursun. Gururunu ayaklar altına almaya hazır ol artık eskiye dönmek eskisi gibi olmak bunları agzında geveleyip durma ve siktir git. Yoksa sonraki kelimeler kıyanet gibi gelicek. 40 yıllık dostun diyecek ki sevemedim. Sevsem olabilir bir ihtimal olsa hissederdim. Inanamıycaksın. Nasıl olur ya diyceksin. Ama adamım o başkasını seviyordur. Seni sevmez ve sevmiyecekte hiçbir zaman. Bunu şurdan anlarsın. Sana gönlündekini söyledikten sonra ısrar edince konuşmaya diyecektir ki sana unutmaya çalışıyorum. Bu sana moral vermesin ha sakın ardından gelenler seni darmadağın edecek kıracak ve parçalayacak;

O kadar güzel konuşuyoruz ki sabahlara kadar. Makarasın kafasın benim erkek versiyonumsun açık ve net.

Gerçektende güzel seversin bana bunu hissettirdin.

Ve Kıyamet sözler gelir;

Ama telefonu kapadığımda o geliyo aklıma.

Onunda aklında içinde ben varım biliyorum.

Bunu atmaya çalışıyorum içimden yıllardır.

Oda aynı şekilde ama yapamıyoruz…!

İşte kardeşim ateşten gömleği giyersin bu saatten sonra.

Demirden leblebiyi yersin.

Deme bana ateşten gömlek giyilir mi?

Demirden leblebi yenir mi?

Ben yedim ve giydim!

Unutmaya çalışıyorum içimden atmaya çalışıyorum dediklerine bakma. Onunda aklında içinde ben varım biliyorum diyen birisi sence onu içinden atmaya mı çalışıyordur sorarım¿

Belki bir gün..

Belki buluştuğumuz yada sözleştiğimiz bir yerimiz hiç olmadı ama seni bekleyeceğim. Nerede bulurum nerede denk geliriz bilmiyorum. Belki cevahirde belki istanbulda ama bekleyeceğim. Biliyorum gelmiyceğini ama orada gönül kıyısında bir yerde buluşacağız bir gün. Bir kelam etmiyceğiz sadece susacagız. Ben senin acına bakacağım ve susacagım sen benim yarama. Ve susacagız. Ağızdan bir kelime çıkmayacak ama gönlümüz kavga edecek tartışacak bir kıyamet kopacak. Sen yine diyeceksin ben ne yapabilirdim. Ben susacagım. Sen sorucaksın benim suçum ne? Ben susacağım. Sen sordukça ben daha çok susacagım. Belki sormasan kızmasan dinlesen duyucaksın beni. Sana hiç kızmadığımı. Sana hiç sormadığımı. Sadece adını duyacaksın orada. Sonra sen üzüleceksin yine ve ben susacağım. Ve sen gideceksin bütün haklılığınla. Orada buluştuğumuz yerde. Bir ben kalacağım vede Sen. Yaşanmamışlığımızla!

Sevme Beni Kadın

Bakın her yaramı kendim sarabilirim ama bu yaramı saramıyorum. Fazla sigara içmiyorum aslında ama içteki yaram sen olunca kanasın diyorum ard arda. Kızıyorlar bana, çok içiyorsun diyorlar. Abi diyorum bu içimdeki ben degil diyorum anlamıyorlar. Unutursun diyorlar bana. Diyorum ki onlara; tedavisine yanıt vermeyen bir hasta degilim. Tedavisine yanıt vermek istemeyen bir hastayım ben. Onu unutmak istemiyorum.. Neyse sen en iyisimi sevme beni kadın. Kötü bir adamım ben. Sigara içerim, küfür ederim Sevme. Hem sevmelerim delidir benim. Bi bağlanırsam ayrılamam kopamam Senden. Acı çekeriz ikimizde. Sen en iyisimi sevme. Hem senin bu gülüşlerin yaralarımı saramaz artık. Daha çok kanatır. Başkalarının yaralarını saran o gülüşlerin artık benim yaralarımı Kanatır…